kadir gecesini Kur'an övüyor, Onu bin aydan hayırlı olarak v

Meleklerin dalga dalga yeryüzüne indiği, dünyanın adeta ahiret hayat ından anlar yaşadığı bir gecedir, kadir gecesi.
Bir ömürde kazanılabilecek manevi mertebeyi kazandıracak fırsatın adıdır, kadir gecesi.
Kur'an'ın indirildiği ve her bir harfinin otuz bin değerine ulaştığı zaman dilimidir, kadir gecesi.
Dünyamızın, çakıl taşlarının sayısından daha çok melekle kuşatıldığı, dolduğu bu gecede, eğer bir mü'min Allah'ın rızasına kavuşamamışsa, artık onun içine düştüğü hüsranı, varın siz hesap edin.
Ebu Hüreyre (r.a.) Resul-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduğunu anlatıyor:
'Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah'tan umarak kadir gecesini ihya idip ibadetle geçirirse, geçmiş günahları.'affolunur
(Buhari,İman:35)
kadir gecesini Kur'an övüyor, Onu bin aydan hayırlı olarak vasıflandırıyor.
Demek ki, bu geceyi ibadetle geçirip ihya eden mü'min bin ayı ibadetle geçirmiş gibi sevap alır.
Diğer bir ifade ile, 80 sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme imkanı bulur.
Mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkanları ölçüsünde bu geceyi değerlendirmeye çalışırlar.
Çünkü bu gecede herbir Kur'an harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Yine bu geceyi Peygamberimizin Hz. Aişe'ye (r.a.) öğrettiği şu dua ile kutlarsak daha faziletli olur:
'Allah'ım! Sen af sahibisin, affetmeyi seversin. Beni de affeyle.'
Rabbim bu geceyi layıkıyla idrak eden,ederken geçmişyle hesaplaşan yani hayat ını
nasıl geçeirdiğini,nerelerde geçirdiğini,ne ile geçirdiğini düşünen ve bu doğrultuda
kendine çeki düzen veren ve ona göre hazırlanan gerçek kullarından eylesin.
EY KARDEŞ!!!
MÜBAREK ELLERİNİ AÇ
ALLAH AŞKIYLA DOLU O GÜZEL YÜREĞİNLE
RABBİM'İN VE HABİBİ'NİN ADINI DÜŞÜRMEDİĞİN O TERTEMİZ AĞZINLA BANA DA MAĞFİRET DİLE OLMAZ MI?
DUALARLA BULUŞALIM
Ya Rabbim kararmış kalbimize aydınlık,daralmış gönlümüze ferahlık,sönmüş ruhumuza nur,senden yardım bekleyen nice kardeşlerimize rahmetinle bereketinle ve
merhametinle lutufta bulun Ya Rabbim .biz aciz ve günahkar kullarını affet ALLAHım.Amin
KADİR GECEMİZ MÜBAREK OLSUN
12/9/2009 | Kategori: YAZILARIM | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti
insanla kabre girecek tek servet edeptir..

Bir kısım insan,kibar,temiz,ve sevimli gözükmek için bütün imkanlarını katlanır..
giydiği elbisede ufak bir bozukluk,yırtık,kir ve tozu tahammül edemez..
Fakat aynı insan,yalan,iftira,dedikodu,küfür,hakaret gibi dilinin bozuk
konuşmalarından hiç rahatsız olmaz…
Yaptığı çirkin işlerden kurtulmak istemez..
içindeki kibir,bencilik,haset,inkar,gösteris,sehvet,sohret,korkaklık gibi kötü
huylardan temizlenmeyi düşünmez..
bu durum denginsizliktir..
yapılan işler ise haram..
Edebli,ahlaklı insanda yalan ve yapmacık isler olmaz..isi yapmacık ve gösteris olan kimse
imanın tadını tadamaz..
Çünkü bunlar münafıkların sıfatıdır..
Bazı insanlar gelip camide Hakk’a ibadet ederler,çıkıp çarsıda insanlara ihanet ederler..
Bazıları namaz kılarken boynunu büker,tam bir husu görüntüsü verir..
Görenler kendisine hayran olurlar…
Fakat kıldığı namaz,Allah katında azap sebebi olur..
Çünkü o anda kalbi namazda değil,insanların bakısındadır…
Niyeti Allah’ın rızası değil,insanların övgüsüdür..
bu da bir dengesizliktir…bir cesit münafıklıktır…
İçi baska,disi baska olmaktır..
ibadeti nefsin keyfine kullanmaktır..seklen güzel gözüküp,aslen bozuk olmaktır..
Bu hal Kamil müminin sıfatı değildir..
Allah dostları en fazla bu tiplerden rahatsız olurlar..
Güzel kulluğun temelince Allah rızası vardır..
Fakat niyet Hak olmazsa,ibadet ihanete dönüsür…
Edepli ve dengeli insanın ibadeti gibi ticareti de düzgündür..kalbi gibi dili de doğrudur..
niyeti gibi isi de sağlam..dostluğu gibi düsmanlığı da mertçedir..
yakınlari ile bir gün iyi geçinip,diğer gün yaka paça olan insan,dengeli değildir..
Bir komsu ile iyi geçinip,diğerine zahmet veren kimseye iyi müslüman denmez..
Fakırlık günlerinde herkese Merhaba ederken,zengin olunca eski dostlarına
selam vermeyen kimse mertlikten mahrumdur..
Edepli ve ahlaklı insan,iyi-kötü diye insannı seçmez,herkese edebli davranır..
evet sevgili dostlar,yaşadiğimiz asırda,hepimiz en fazla muhtaç olduğumuz sey edebtir..
Edep,insanı hayvanlardan ayıran en önemli özelliktir..
Edep,bir kadının en kıymetli cevheridir..hiç solmayan süsüdür..
Bir kadın edepten daha güzel elbise giymemistir..
Bir erkek edepden daha güzel bir servet edinmemistir…
insanla kabre girecek tek servet edeptir..
edepin hediyesi ise Cennetir…
selam ve dua

18/5/2009 | Kategori: YAZILARIM | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti
Etrafımızda ibret alınacak o kadar sey var ki
Tefekkür, insanın, varlıkların, kainatın ve olayların hakikatini anlama çabasının adı... Allahu Tealâ’nın, birçok ayet-i kerimede “düşünmez misiniz?”, “görmez misiniz?”, “düşünüp ibret almaz mısınız?” hitabıyla insanı sorumlu tuttuğu büyük ibadet... İnsanı insan yapan, diğer varlıklardan ayıran temel özellik ve en büyük fark...
Tefekkür, olmayan bir şeyi hayal etmek değil, varlıklardaki manayı görmektir. Tefekkür, kalp gözüyle varlıklara bakmak ve onlarda yazılı ilâhî ibretleri okumaktır.
Tefekkür, adeta varlıklar ile konuşmak ve her gördüğünden Yüce Mevlâ'dan haber sormaktır.
Tefekkür, Allahu Tealâ'nın eşyadaki tecellilerini okumak ve onlardaki hikmeti anlamaktır.
Tefekkürün gayesi manevî yükseliştir. Manevî yükseliş, körükörüne bağlılıktan kurtulmak, her an Allah'a yaklaşmak, devamlı O'na hayran olmak, sürekli zikir halinde bulunmak ve nihayet “ihsan” mertebesine ulaşmaktır.
İhsan, kalbin uyanması ve basiretin açılmasıdır. İhsan, eşya ile perdelenmemektir. İhsan, gaflete düşmemektir. İhsan, sanki Allahu Tealâ'yı görüyormuş gibi bir hale ermektir.
Tefekkürün sonu, tevhittir. Alanı kainat kadar geniştir. Allahu Tealâ'dan başka bütün varlıklar tefekkür edilebilir. Şu dünyada acı-tatlı her ne varsa, hepsi ayrı bir ilim ve tecelli taşır. Var olan her şey, bir şeyi öğretmek içindir. O da kula kulluğunu bildirmek, Yüce Yaratıcı'nın ululuğunu isbat etmektir.
Etrafımızda ibret alınacak o kadar şey var ki, belki de bu çokluk ve devamlı yüz yüze bulunuyor olmak bizi gaflete düşürüyor. Bu halimize Yüce Rabbimiz şöyle dikkat çekiyor: "Göklerde ve yerde (birliğimizi ve kudretimizi gösteren) nice deliller vardır ki, hergün onların yanından geçiyorlar, fakat hiç ibret almadan yüz çevirip gidiyorlar." (Yusuf/105)
Evet; görülen ve duyulan şeylerden ibet almak, ancak tefekkürle mümkün. Eğer tefekkür edip ibret alsaydık, bir an bile aynı halde kalmazdık. İbret alsaydık, boş işlerle bir daha yaşanmayacak yılları boşuna tüketmezdik. İbret alsaydık bir delikten iki kere ısırılmazdık. İbret alsaydık, dünyayı baş tacı yapıp, ebedi yurdu unutmazdık. İbret alsaydık, bozuk halimiz düzelir, kötü zamanlarımız tekrar etmezdi.
Ve... eğer ibret almazsak Mevlâmız da dünyamız da bize gazap edecek. Çünkü ibret almadan yaşayan insan, Mevlâ'sına asi, dünyasına yüktür.
""KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ''

15/5/2009 | Kategori: YAZILARIM | Yorum (2) Yorum yaz! | Kalici baglanti




