*HUZUR VE GÜZELIK ISLAM'DADIR..*


Powered by Audici
Image Hosted by ImageShack.us

Berat gecemiz mübarek olsun


Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle "mübarek gece"; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle "Beraat gecesi" ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de "rahmet gecesi" gibi adlar da verilmiştir.

Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: "Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim…” (İbn Mâce)

Şöyle denilmiştir:
Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri, Şâban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesi; diğeri ise Kadir gecesidir.

Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak isimlendirilmiştir.

Berat gecesine 'Kefaret gecesi' de denilir. Bir hadis-i şerifte, "Kim bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez" (İbn Mâce) buyrulmuştur.

Bu gecenin bir adı da "şefaat gecesi"dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir:

"Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi." (Ebû Davud)

Bu gecenin diğer bir ismi de "mağfiret gecesi"dir. Şu hadis-i şerif buna işaret eder:

"Allah Teala (c.c) Şaban’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder." (İbn Mâce)

Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir.

Hz. Aişe (r.ah) validemiz şöyle anlatmıştır:

Resûlullah (s.a.v) Şâban ayının on beşinci gecesi benim yanımdaydı. Bir ara kendisini yanımda bulamadım; diğer hanımlarının yanına gitti zannettim, içimi bir kıskançlık sardı. Hemen kalkıp aramaya başladım. Hanımlarının odalarını dolaştım bulamadım; sonra dışarı çıktım; kendisini Bakî mezarlığında buldum. Baktım ki mümin erkek ve kadınlarla şehitler için Allah'a dua ediyor, aflarını istiyordu. Onu böyle görünce, içimden,

"Anam babam sana feda olsun! Sen Rabbinin razı olduğu iştesin, bizler ise dünya işlerinin derdindeyiz!" dedim ve kendisine görünmeden eve döndüm. Sonra ev teşrif ettiler. Benim nefes nefese kaldığımı görünce,

"Bu halin nedir?" diye sordu; ben de durumu anlattım. Bana,

"Ey Âişe, Allah ve Resûlü’nün sana haksızlık yapacağını mı düşünüyorsun. Hayır, bu asla olmaz. Fakat bana Cebrail geldi ve şöyle dedi: "Bu gece, Şaban'ın yarısıdır (Beraat gecesidir). Allah Teâlâ bu gecede Kelp kabilesinin koyunlarının tüyü adedince mümini cehennemden azat eder. Ancak Allah şu kimselere rahmet nazarı ile bakmaz: Kendisine şirk koşan, kalbi müminlere karşı kin ve düşmanlık ile dolu olan, akraba ile hukukunu kesen, anne babasına asi olan ve sürekli içki içen."

Allah Resûlü (s.a.v) sonra üzerindeki elbiseyi kenara koyarak bana,

"Ey Âişe, izin verirsen bu geceyi ibadetle geçirmek istiyorum" buyurdu, ben de,

"Anam babam sana feda olsun, izin veriyorum" dedim ve Resul-i Ekrem (s.a.v) kalktı namaza durdu, sonra secdeye vardı. Secdede o kadar uzun kaldı ki, ben ruhu kabzedildi vefat etti zannettim. Elimle ayağına dokunduğumda, saadetli ayağını hareket ettirdi. Kulak verdim ki secdede şöyle dua ediyordu:

"Sana bütün benliğim ve duygularımla secde ediyorum. Kalbim sana iman etti! Nimetlerini ve günahlarımı itiraf ediyorum. Zira senden başka günahları affedecek yoktur. Allah’ım! Gazabından rızana, azabından affına ve senden yine sana sığınırım! Ben seni hakkı ile övüp sena edemem; sen kendini nasıl övüyorsan öylece yücesin. (Beyhakî)

Bu hadisler, Berat gecesinin namaz, dua, zikir ve istiğfar gecesi olduğunu göstermektedir. "Şaban’ın yarısı olunca gecesini ibadetle geçirin, sabahına çıktığınız günde de oruçlu olun" buyrulması da bu gecenin ibadetle geçirilmesinin faziletini göstermektedir.

Ebu Hureyre Radıyallahu Anh'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:

Şaban ayının orta gecesinin ilk vaktinde Cebrail bana geldi; şöyle dedi:
Ya Muhammed, başını semaya kaldır..
Sordum:
Bu gece nasıl bir gecedir?.

Şöyle anlattı:
Bu gece, Allahû Tealâ, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanlardan hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap alkollü içki içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olalar... Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allahû Tealâ onları bağışlamaz.

Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi:
Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış. Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor.
Ne mutlu bu gece rüku edenlere..
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu:
Bu gece secde edene ne mutlu..
Üçüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu:
Bu gece, dua edenlere ne mutlu..
Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu:
Bu gece, Allah'ı zikredenlere ne mutlu..
Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu:
Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu.. Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu:
Bu gece Müslümanlara ne mutlu..
Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu:
Hiçbir dilekte bulunan yok mu ki, kendisine dilediği verilsin?.
Sekizinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu:
Günahların bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın?.
Bunları gördükten sonra, Cebrail'e sordum:
Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?.
Şöyle dedi:
Gecenin ilkinden, tan yeri ağarıncaya kadar..
Sonra şöyle dedi:
Ya Muhammed, Allahû Tealâ, bu gece Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azad eder. (Gunyet'üt Talibin, Abdülkadir Geylani)

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ''

Hz.MUHAMMED
(S.A.V.)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

4/8/2009 | Kategori: ISLAM | Yorum (1) Yorum yaz!
| Arkadasina Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: uyanangenclik | Tarih: 2009-08-05 19:08:43
    Konu: s.a
    Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği, dostlukların bitmediği yine de mutlu, umutlu ve sevgi dolu,rahmetlerin yağmur gibi yağdığı nice kandillere...

    Baglanti »